Haberler ve Bloglar

Obezitenin nedenleri, zararları, yandaş hastalıkları

Obezitenin nedenleri, zararları, yandaş hastalıkları

Obezitenin nedenleri

Obezitenin nedenleri arasında :

Genetik yatkınlık,

Vücudun besinleri enerjiye dönüştürebilme kapasitesi

Kişinin yeme alışkanlıklarındaki bozukluklar

Kişinin fiziksel aktivitesinin yetersizliği

Çevresel etkiler

Ruhsal etkiler suçlanmaktadır.

Aslında obezite bir çok faktörün birlikte etkileri sonucunda ortaya çıkar. Genetik faktörler hastaların önemli bir kısmında obeziteye zemin oluşturmakta ancak hormonal, çevresel, sosyal ve kültürel faktörler bir araya gelerek güçlü ve dayanılmaz bir yeme isteği ortaya çıkarmaktadır. Bu isteğin altında iki temel faktör vardır.

Yiyecek bağımlılığı: Kilolar arttıkça, beyin adeta yiyecek bağımlısı haline gelmekte ve sürekli yemek yeme isteği oluşturmaktadır. Bunun nedenleri ve bu nedenlerin cerrahi dışındaki yöntemlerle örneğin ilaçlarla tedavisi üzerinde henüz yeterince başarılı sonuçlar elde edilememiştir. Bu bağımlılıkla mücadele alkol ve sigara bağımlılığıyla mücadeleden daha zordur. Alkolü ve sigarayı bir süre tamamen kestiğinizde vücut bağımlılıktan kurtulabilmektedir. Oysa yemeği tamamen kesmek mümkün değildir. Diyetler genellikle belirli bir süre devam ettirilebilmekte ve hastalar daha sonra verdikleri kiloları geri almaktadırlar. Diyet süresince ruhsal ve fiziksel stres ön plana çıkmakta ve hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Diyet ve egzersizle kilo vermek hayat tarzında kalıcı değişiklikler yapmakla mümkün görülüyor ancak hastalardan ancak % 5 kadarı bunu başarabiliyorlar.

İnsülin direnci: Normal yağ hücrelerinin önemli bir fonksiyonu depoladıkları enerji kaynaklarını gerektiğinde kullanıma sunmaktır. Sindirim tamamlandıktan bir süre sonra  kandaki enerji seviyesi düştüğünde yağ hücreleri depoladıkları enerjiyi beyin ve vücut tarafından kullanılmak üzere serbest bırakırlar. Obez hastalarda yağ hücreleri enrjiyi depoladıkları halde ihtiyaç halinde kullanıma sunmazlar ve beyin enerji ihtiyacını dışardan karşılamak üzere açlık mekanizmasını devreye sokar. Bu aksaklığın altındaki biyokimyasal nedenin insülin olduğu düşünülmektedir. İnsülinin görevi kandaki şekeri hücrelere sokmak ve burada yağa dönüşüp depolanmasını sağlamaktır. Ayrıca acıkmamızı sağlar. Kiloyla birlikte insüline direnç ve  insülin salgısı da artmaktadır. İnsülin salgısını arttıran en önemli neden şeker ve basit karbohidratlardır. Bu nedenle tatlı yedikten kısa süre sonra yine bir şeyler yeme isteği oluşur. Bu iki etkinin birleşimi yeme konusunda önlenemez bir istek yaratmaktadır. Bu nedenle VKİ kırkın üzerindeki kişilerin obeziteden kurtulmak için cerrahi tedaviler dışında pek şansları kalmamaktadır.

 

Obezitenin zararları

Obezite dünyada tüm bölgelerde ve gruplarda giderek yaygınlaşan önemli bir sağlık sorunudur. Sadece fiziksel aktiviteyi kısıtlamakla kalmaz. Vücuttaki tüm organ ve sistemleri etkileyerek çok önemli hastalıklara yol açar. Bu hastalıklar başta kalp hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi olmak üzere ciddi hatta ölümcül hastalıklardır. Obezitenin Amerika’da önlenebilir ölüm nedenleri arasında ikinci sırada olduğu bildirilmiştir.

Obezite pek çok kötü alışkanlıktan daha kötü, daha sisnsi bir canavardır. Ağına düşürdüğü kurbanları küçük sahte mutluluklarla kandırıp önce yavaşlatır, sonra hapseder, tüm organ ve sistemlerini yavaş yavaş ele geçirip vaktinden önce çalışamaz hale getirir. Acı gerçek fark edildiğinde yapılabilecek pekte bir şey kalmamıştır. O noktada tutunacak dal sadece cerrahi gibi duruyor. Keşke öyle olmasaydı!!!!!

Obezite ile İlişkili Yandaş Hastalıklar

Obezitenin sağlığınız ve vücudunuz üzerindeki etkileri neler?

Obezite temelde vücutta aşırı yağ birikimi olarak ifade edilebilir. Yağ dokusu vücut fonksiyonlarına aktif katılmayan bir yük olarak düşünülebilir. Morbid obez olarak tanımladığımız ameliyat sınırını geçmiş hastaları 50 ila 100 kilo arasındaki bir ağırlığı sürekli taşıyan insanlar olarak değerlendirebiliriz. Sadece ağırlık olarak bile düşünsek başta kalp, akciğerler, kas ve iskelet sistemi olmak üzere tüm organ ve sistemler bu yükü taşımak için daha çok çalışmak zorunda kalırlar. Öte yandan yağ dokusu vücudun içindedir ve fizyolojik etkileriylede bir çok organ ve sistemin çalışmasını bozar. Obez hastalarda en sık karşımıza çıkan yandaş hastalıklar Tip 2 diyabet (Şeker Hastalığı) ve hipertansyondur. Ancak aşağıda sayacağımız pek çok hastalık obezite ile doğrudan ilişkilidir. Bu yandaş hastalıklar genç yaşlarda daha az görülürken yaş ilerledikçe ortaya çıkarlar ve kişinin yaşam kalitesini düşürürler. Önlem alınmadığı takdirde hastaların beklenenden 10 ila 15 yıl dahaerken ölümüne neden olurlar.

Tip 2 Diabet (Şeker Hastalığı)

Tip 2 diyabet toplumda giderek yaygınlaşan bir hastalıktır. Tip 2 diyabet olgularının dünya genelinde % 50 si gelişmiş toplumlarda % 80 kadarı obezite ile ilişkilidir.Obez hastalar normal insanlara göre 10 kat daha fazla diyebet olma riskine sahiptirler. Tip 2 diyabet hastalarında damarlarda bozulma olur ve tüm organlar etkilenir. Diyabet görme bozuklukları veya körlük, parmaklarda dolaşım bozukluğu nedeniyle parmakların veya ayağın kesilmesine giden sorunlar, kalp hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, hipertansiyon, iktidarsızlık gibi pek çok soruna neden olabilen bir hastalıktır.

Hipertansiyon

Tansiyon yüksekliği sürekli ilaç tedavisi gerektiren kronik bir hastalıktır. Hipertansiyon hastalarının yarıdan çoğunda hastalığın nedeni obezitedir. Tedaviedilmeyen tansiyon yüksekliği beyin kanaması, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.

Kalp Hastalıkları

Kalp vücudun motoru gibi değerlendirilebilir. Aşırı kilolar kalbin çalışmasını Kalp hastalıkları önde gelen ölüm nedenlerindendir. Obezite kalp hastalıklarının çoğunda riski arttıran bir faktör olarak bir neden olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle koroner kalp hastalıklarını tetikleyerek kalp krizi riskini arttırır. Kalp yetmezliği, aritmi gibi kalp hastalıklarına da neden olmaktadır.

Solunum Sistemi Hastalıkları

Aşırı kilolar nedeniyle solunum ve dolaşım sistemi daha çok çalışmak zorundadır. Ancak fazla kilolar akciğerleri sıkıştırır ve rahat solunum yapmayı engeller. Bu hastalarda akciğer enfeksiyonu riski artar. Astım ve diğer solunum sistemi hastalıkları ortaya çıkar. Obez hastaların astım hastalığına yakalanma riski normal insanlardan üç dört kat daha yüksektir.  Uyku apnesi: Gece uyurken nefesin kesilmesi olarak tanımlanabilir. Morbid obez hastaların yarıdan fazlasında az yada çok görülebilir. Boyun boğaz ve dil civarında yağlanmaya bağlı yatar pozisyonda solunum yolları tıkanır ve hasta uykuda nefes alamaz. Nefessiz kaldığında solunum merkezi uyarılır ve zorla nefes alır. Sık sık uyanır. Uykuda dinlenemediklerinden gün boyunca yorgun ve uykulu olurlar. Bu hastaların yatarken solunum cihazı kullanması gerekir. İleri düzey uyku apnesi ani ölümlere neden olabilir.

 

Kanser

Bazı kanserlerin obez hastalarda daha sık görüldüğü kanıtlanmıştır. Bu kanserler serviks kanseri, endometrium (rahim) kanseri, over (yumurtalık) kanseri, meme kanseri, kolon (kalın barsak) kanseri, özefagus (yemek borusu) kanseri, pankreas kanseri, safra kesesi kanseri, karaciğer kanseri, böbrek kanseri, tiroid kanseri, prostat kanseri ve bazı kan kanserleridir.

Ayrıca kanserin nedeni obezite olmasa bile obez hastalarda kanserden ölüm  % 50- 60 oranında artar.

Serebrovasküler hastalıklar ve İnme

Obezite; diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi hastalıklara neden olarak damar sisteminin bozulmasına ve dolaşım ve solunum problemlerine neden olur.  Bu sorunlar serebrovasküler hastalıkların ortaya çıkmasına ve inmeye yani ani ortaya çıkan felçlere  neden olabilir.

Gastroözefageal Reflü Hastalığı

Gastroözefageal reflü hastalığı mide asidinin yemek borusuna kaçması suretiyle göğüs bölgesinde yanma, ağıza acı su gelmesi, öksürük gibi şikayetlere neden olan bir hastalıktır. Obezite mide ile yemek borusu arasındaki bariyerin çalışmasını bozarak bu hastalığa neden olur.

Eklem Hasarları ve Ağrıları

Aşırı kilolar eklemler üzerine yaptıkları baskı ile eklem yüzeylerinde bozulmalara, eklem ağrılarına, kas iskelet sisteminde şekil ve fonksiyon bozukluklarına neden olabilir. Bu durum kişinin hareket ve egzersiz kabiliyetini kısıtlar. Hareketsizlik daha fazla kilo almaya neden olur. Hasta kısır döngüye girer. Eklem ağrıları, eklem hareketlerinde kısıtlılık, bel fıtığı, sırt ağrısı gibi şikayetler sık görülür.

Obezite ile ilişkili diğer hastalıklar

  • Demans ve Alzheimer 
  • Böbrek hastalıkları ve böbrek yetmezliği
  • Majör depresyon ve intihar eğilimi
  • Enfeksiyonlara yatkınlık
  • Karaciğer Hastalıkları
  • İdrar Kaçırma
  • Adet düzensizlikleri ve hamile kalamama
  • Polikistik over sendromu
  • Cilt hastalıkları, pişik ve kızarıklıklar
  • Annede gestasyonel diyabet, düşükler, erken doğumlar
  • Safra kesesi taşları ve pankreatitler

Obezite gerçekten tüm organ ve sistemleri etkileyen yaş ilerledikçe kişiyi sosyal hayattan koparan, aile düzeninin bozan ve ömrünü kısaltan ciddi bir sorun. Obezite cerrahisi aslında tüm bu sorunları çözebilen tek ve etkili yöntem.