Haberler ve Bloglar

Ameliyat Hakkında

Ameliyat Hakkında

Obezite Cerrahisinin başarısı ameliyat öncesi hazırlıklarla doğrudan ilişkilidir. Bu hazırlıklar şu başlıklarda özetlenebilir.

  1. Hasta seçiminin doğru yapılması,
  2. Yapılacak işlemin hasta tarafından iyi anlaşılması ve benimsenmesi,
  3. Ameliyat öncesinde Endokrinoloji, Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, Anestezi, Diyetisyen ve Psikolog tarafından ayrıntılı değerlendirme ve bilgilendirme
  4. Gerekli tetkiklerin yapılması ve risklerin belirlenerek önlem alınması,
  5. Ameliyat öncesi solunum egzersizleri ve gerekli olgularda özel bir ameliyat öncesi diyet programının uygulanması olarak sayılabilir.

Ameliyat öncesi süreçlerle ilgili ayrıntılı bilgileri bu bölümün alt başlıklarında bulabilirsiniz.

Obezite cerrahisi için uygun muyum

Zayıflama Cerrahisi,

  • Hormonal veya ruhsal bir  hastalığa bağlı olmaksızın alınmış aşırı kiloları olan,
  • Düzenli bir diyet programı uygulanmasına karşın zayıflayamayan,
  • Uygun Vücut Kitle İndeksi aralığında olan 
  • Uygun yaş aralığında olan
  • Fiziksel ve ruhsal olarak ameliyata uygun olan 

aşırı kilolu yani morbid obez hastaların tedavisinde kullanılan cerrahi bir tedavi yöntemini tanımlarlar.  

Obezite cerrahisi, bariatrik cerrahi gibi kavramlar da aynı anlamda kullanılmaktadır.

Zayıflama cerrahisi fazla kilolarından şikayetçi olan herkese uygun olan basit bir tedavi değildir.

Vücuttan yağ aldırma gibi ifadelerden çok farklıdır.

Her şeyden önce cerrahi bir tedavi şeklidir. Genel anestezi altında yapılan ciddi bir ameliyatı ifade eder. Ameliyat öncesi, ameliyatı ve sonrası iyi planlanması gereken küçümsenemeyecek riskleri olan bir tedavidir.

Zayıflama cerrahisi sık karşılaştığımız şekliyle 40-50 kg’ın  üzerinde fazla kilosu olan, bu fazla kilolarından dolayı fiziksel ve sosyal anlamda sağlık sorunları yaşayan kişilere uygulanmaktadır.

Daha bilimsel ve dünyada yaygın olarak kullanılan şekliyle zayıflama cerrahisine aday kişileri şöyle tanımlayabiliriz. Vücut Kitle İndeksi (VKİ)  40 kg/m2 den büyük olan  (Bkz. Hesaplama araçları) hastaların çoğu zayıflama cerrahisi için adaydır.

Aşırı kiloları hormonal kökenli başka bir hastalığa bağlı olanlar, bu ameliyatları kaldıramayacak kadar düşkün olanlar veya 18 yaşın altındaki, 65 yaşın üzerindeki hastalar zayıflama cerrahisi için uygun değildir. Yaş sınırları bazen hastaya göre tekrar değerlendirilebilir.  

VKİ 35 ile 40 arasında olan ve beraberinde diyabet, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, uyku apnesi gibi obeziteye bağlı yandaş hastalıkları olan kişilerde de bu ameliyatlar uygulanmaktadır.

Zayıflama cerrahisi kesinlikle kozmetik kaygılarla yapılan bir işlem değildir. Bu ameliyatları uyguladığımız hastaların kiloları ideal kilolarının çok üzerindedir. Bu fazla kilolar genellikle 50-100 kg civarında iken hastalar ameliyat için başvurmaktalar. Örneğin 165 cm boyundaki bir bireyin 60-65 kg civarında olması beklenir. Bu kişi 110 kg olduğunda zayıflama cerrahisi sınırlarına girer. Organ ve sistemleri 60-65 kg lık bir yüke göre yaratılmış bir bedene fazladan yüklenen 50-100 kg lık yük ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Üstelik bu yük bedenden bağımsız bir ağırlık değildir. Her bir hücresine kan, oksijen, besinler ulaştırılması gereken yani vücudun tüm yaşamsal fonksiyonlarından pay alan bir yüktür.  

Zayıflama cerrahisi uygulanan kişileri kilolu, obez, şişman gibi ifadelerle tanımlamak yetmez. Bu kişiler hastadır. Bu nedenle bu kişilere “morbid obez” denmektedir. Tam Türkçe karşılığı olmayan bu terim şişmanlık hastalığı olarak ifade edilebilir.

Cerrahi tedaviler vücut bütünlüğünü ve yapısını  kısmende olsa bozan, değiştiren invazif işlemleri gerektirdiğinden zorunlu olmadıkça uygulanmaz. Cerrah olarak bizlerde hastalıkların öncelikle diğer tıbbi yöntemlerle tedavisini sonuna kadar destekleriz.  Ne var ki henüz morbid obezite tedavisinde  ilaç, diyet, egzersiz gibi başka hiçbir yöntem kalıcı çözüm sunamamıştır. Bu kapsamda zayıflama cerrahisi çaresiz kalan hastalar için başarısı kanıtlanmış bir çıkış yoludur.  

Ameliyat kararını veririken

Eğer morbid obezseniz önünüzde üç seçenek var.

Birincisi yaşam tarzınızı ve yeme alışkanlıklarınızı değiştirerek, daha sağlıklı ve doğal gıdalarla beslenerek, egzersizi artırarak kilo vermek. Bu en ekonomik ve en sağlıklı seçenek. Ancak başarı şansınız yüzde beşin altında. Kararlı iseniz ciddi kilolar verebilirsiniz. Ancak genellikle bu süreci devam ettirmek zor. Bir süre sonra verilen kiloların birazda fazlasıyla geri döndüğü sık görülen bir durum. Bu seçenek ilaçlarla veya başka ürünlerle desteklense bile sonuç değişmiyor.

İkincisi obezite cerrahisi yöntemleriyle yani ameliyatla kilo vermek. Bu yöntemler fazla kiloların yüzde 70 kadarını yaklaşık bir yıllık bir süreçte verdiriyor ve obeziteye bağlı yandaş hastalıkların düzelmesini sağlıyor. Sonuçlar oldukça iyi. Hastalar tekrar normal bir hayata dönüyorlar. Aslında mucizevi sonuçları var. Ancak bir ameliyat gerektiriyor, sindirim sistemi anatomisini yani doğal olan yapıyı az yada çok değiştiriyoruz. Kabul edilebilir sınırlarda olsa da her ameliyat gibi riskleri var, yan etkileri var. Günümüzde obez hastalar için en başarılı sonuçlar cerrahi tedavilerle sağlanabiliyor. Üçüncü seçenekte açıklayacağımız kilolarla yaşamaya göre çok daha iyi bir seçenek.

Üçüncü seçenek kilolarla yaşamak. Bu hiç tavsiye etmediğimiz bir seçim. Kilolar giderek artacak, hayatınızı kısıtlayacak, şeker ve tansiyon başta olmak üzere bir çok hastalık çıkacak, burada saymadığımız pek çok sorunla hayat kaliteniz giderek düşecek ve beklenenden 10 ile 15 yıl daha önce öleceksiniz.

Hastalarımız ameliyata karar verirken haklı olarak tereddütler yaşıyorlar. Ameliyatsız kilo vermeyi mutlaka denemelisiniz. Başaramıyorsanız gönül rahatlığıyla bize başvurabilirsiniz. Bu kararı verirken önce doğru bilgiler almalısınız. Genellikle ailenizden birileri bu kararınıza muhalefet edecektir. Bu sizi sevdikleri ve sizin başınıza bir şey gelmesinden korktukları için. Olumsuz örnekler haber olarak yayınlanıyor ve hastaları korkutuyor. Yaşamın her alanında bazı riskler var. Uçakla seyahat edecek kişinin hep uçak kazalarına odaklanması doğru bir yaklaşım olmaz. Milyonlarca insan uçakla seyahat ediyor ve hedeflerine konforlu biçimde ulaşıyorlar.

 

Ameliyat öncesi hazırlıklar

AMELİYAT ÖNCESİ BİLMENİZ VE YAPMANIZ GEREKENLER

Ameliyatına karar verdiğimiz hastalar için aşağıdaki bilgilendirmeyi yapıyoruz.

Obeziteden kurtulmaya karar verdiniz. Sizi bu kararınızdan ötürü tebrik ediyor yeni, sağlıklı ve mutlu bir hayata adım atmak üzere olduğunuzu ifade etmek istiyorum.  Bu önemli süreçte bize güvendiğiniz için kendim ve ekibim adına teşekkür ederim. Doğru adrestesiniz. Çünkü obezite cerrahisi emin ellerde yapılması gereken bilgi ve tecrübe gerektiren bir işlem ve süreçtir.

İlk görüşme ve muayene sürecinde obezite cerrahisine uygun aday olduğunuza ve bu ameliyattan fayda göreceğinize karar verdik. Ameliyatın amacını, etkilerini, sonuçlarını, ameliyat tiplerini, potansiyel risklerini sizlerle paylaştık. Sizin ve ailenizin bunları bilmeniz, mümkünse bu süreci yaşayanlarla görüşmeniz veya internet üzerinden deneyimlerini okumanız, varsa aklınıza takılan soruları bize sormanız önemli.

Doktorunuzla ilk görüşme ve ilk muayene  sırasında genel sağlık durumunuz, kilo fazlalığınızın derecesi, sebepleri, yandaş hastalıklarınız, kullandığınız ilaçlar, tıbbi geçmişiniz ayrıntılı olarak sorgulandı.

Ameliyat öncesi süreçle ilgili bazı hatırlatmalarımızı bu broşürle size yazılı olarak ta sunmak istiyoruz.

Ameliyat öncesinde ciddi bir hazırlık sürecinden geçeceksiniz. Bunun hastane aşaması ortalama iki gün sürecek. Ayrıca duruma göre ameliyat öncesi özel bir diyet süreci geçirmenizi önerebiliriz. Bu işlemlerin sonuçlanmasını da dikkate alarak sizin ve bizim için en uygun ameliyat zamanını birlikte belirleyeceğiz.

DİYETİSYENLE GÖRÜŞME

Hazırlık sürecinde diyetisyenimizle görüşeceksiniz. Kendisinden ameliyat öncesinde ve özellikle ameliyat sonrasında uymanız gereken beslenme programları hakkında bilgi alacaksınız. Diyetisyenimiz özellikle ameliyat sonrası dönemde sizin en önemli danışmanlarınızdan biri olacak. Ameliyat öncesinde yaklaşık iki hafta sürecek özel bir diyet karaciğerdeki yağlanmanın gerilemesini ve karaciğerin küçülmesini sağlar.  Vereceğiniz 3-4 kg bile ameliyatınızın teknik olarak çok daha kolaylaşmasını ve ameliyat sürenizin kısalmasını sağlayacaktır.

Bazı hastalarımızda ameliyata karar verdikten sonra sevdikleri yüksek kalorili gıdaları daha fazla tüketme eğilimi görüyoruz. Bu kesinlikle doğru bir düşünce tarzı değildir. Ameliyat öncesi dönemde kilo almak hem ameliyat sürecini zorlaştırır hem de ameliyat sonrası arzu edilen kiloya ulaşmanızı veya yandaş hastalıklardaki düzelmeyi olumsuz yönde etkileyebilir.

 

PSİKOLOGLA GÖRÜŞME

Obezite bazen ruhsal sorunlardan veya hastalık düzeyinde yeme bozukluklarından kaynaklanabilir. Psikologla görüşmenizde duygu durumunuzu, ameliyata engel olabilecek ciddi  bir psikiyatrik hastalığınız olup olmadığını tespit etmeyi amaçlıyoruz.

 

BİYOKİMYASAL (KAN, İDRAR VB) TETKİKLER

Ameliyat öncesinde bize genel sağlık durumunuz, organ ve sistemlerin durumu, yandaş hastalıklarınız hakkında değerli bilgiler verecek kan ve idrar tetkikleri yapacağız. Bunu bir check – up gibi değerlendirebilirsiniz. Bu tetkiklerle kansızlık olup olmadığından başlayıp, hormon düzeyleriniz, tiroid, böbrek, karaciğer fonksiyonlarınıza, vitamin, mineral düzeylerinize, kanama pıhtılaşma değerlerinize kadar geniş bilgiler edinebileceğiz. Varsa eksikleri tamamlayıp sorunları ameliyat öncesinde tedavi edeceğiz. Bu tetkikleri sizin tercih edeceğiniz bir hastanede de yaptırabilirsiniz. Bu tahliller aşağıda listelenmiştir.

Dexametazon yükleme testi: (Kan tahlillerini yaptıracağınız günün bir öncesi gece saat 23.00 de 1 mg Dekort® tablet ağızdan alınmalıdır. Dekort® tablet eczanede 0,5 mg. Veya 0,75 mg  olarak satılmakta olup 0,5 mg lıktan 2 tane veya 0,75 mg lıktan 1 tam +1 çeyrek bölünerek yutulmalıdır. Ertesi sabah hastaneye giderek sabah 09:00 dan önce kan örneği veriniz.)

Kan Sayımı (Hemogram), Tam İdrar, Açlık Kan şekeri,  BUN, Kreatinin,  Sodyum, Potasyum, AST, ALT, Total Bilirubin, Direkt bilüribin, Alkalen Fosfataz, GGT,  Trigliserid, Total Kolesterol, LDL-Kolesterol, HDL-Kolesterol, Ürik asit, Kalsiyum, Kortizol, T3, T4, TSH, Parathormon, HbA1C, İnsülin, C-Peptid, Beta HCG, PSA, Demir, Demir bağlama kapasitesi, Ferritin, Folik Asit, Vitamin B 12, PTZ, INR, ANTI HBS, HBS AG, ANTI HIV, ANTI HCV, Kan Grubu Kartı

 

BATIN ULTRASONOGRAFİSİ:

Ameliyat öncesinde radyoloji uzmanımız karın içi organları ultrason aracılığıyla görerek değerlendirecek. Ultrasonografik inceleme ile varsa safra kesesi taşlarınızı, karaciğer büyüklüğünü ve yağlanma derecesini, pankreas, böbrek, dalak ve benzeri karın içi organlardaki sorunları tespit etmemiz için oldukça önemlidir.

 

MİDE ENDOSKOPİSİ

Obezite cerrahisinde midenin anatomik yapısı değiştiriliyor. Bazı ameliyatlar (tüp mide) sadece mide üzerinde yapılırken bazılarında (Gastrik by pass benzeri) ince barsaklara da müdahale ediliyor. Tüp mide ameliyatında kalan midenin ve oniki parmak barsağının tamamına eskiden olduğu gibi endoskopla ulaşılabilirken diğer ameliyat yöntemlerinde midenin bir kısmına veya oniki parmak barsağına endoskopla ulaşmak ameliyat sonrasında mümkün olmuyor. Bazı guruplar ameliyat öncesi her hastaya endoskopi yaparken biz yapılacak ameliyat tipine, hastanın tıbbi geçmişine şikayetlerine göre endoskopi yapıp yapmama kararı veriyoruz. Endoskopi anestezi eşliğinde ve uyutularak yapıldığından hastalar için zor bir işlem olmaktan çıkmış durumda.

 

KOLONOSKOPİ/ MAMOGRAFİ : Riskli hastalarda önerebildiğimiz tetkiklerdir. Obezite meme ve kolon kanseri için bir risk faktörüdür.

 

KARDİYOLOJİ MUAYENESİ

Kalp sağlığınız ameliyat sürecini rahat atlatabilmeniz için çok önemli. Kardiyoloji uzmanınca muayeneniz yapılıp, EKG, gerekirse eko, eforlu EKG ve diğer tetkikler yapılarak ameliyata engel veya tedavi edilmesi gereken bir kalp sorununuz olup olmadığı değerlendirilecek.

 

GÖĞÜS HASTALIKLARI MUAYENESİ: Hazırlık sürecinde muayene, akciğer filmi ve gerekirse ileri tetkiklerle solunum sisteminiz değerlendirilecek. Doktorunuz veya Anestezi uzmanı gerekli görürse ayrıca Göğüs Hastalıkları Uzmanınca değerlendirileceksiniz. Varsa solunum sorunlarınız tedavi edilecek veya ilave tedbirler alınacak

 

ENDOKRİNOLOJİ MUAYENESİ

Ameliyat için uygun olan obezite “eksojen” yani fazla yemek yemeye bağlı obezitedir. Bazı hormon hastalıkları veya düzensizlikleri de obeziteye yol açabilir. Eğer obezite hormonal bir bozukluğa bağlıysa, obezitenin tedavisi için hormon hastalığının tedavisi ön plana geçer. Tiroid hormon bozuklukları (guatr), kuşing hastalığı (böbrek üstü bezinin bir hastalığı) aşırı kilolara neden olabilen başlıca hormonal bozukluklardır. Ayrıca obez hastalarda en sık rastlanan yandaş hastalık olan diyabet yani şeker hastalığı da insülin hormonu ile ilişkilidir. Diyabetli hastalarda obezite cerrahisi bazı farklılıklar gerektirebilir. Bu nedenlerle endokrinoloji uzmanının değerlendirmesi önem kazanmaktadır. Endokrinologlar her zaman ekibimizin önemli bir parçasıdır.

 

ÖNEMLİ UYARILAR

 

ASPİRİN VE BENZERİ KAN SULANDIRICILARI AMELİYATTAN EN AZ BİR HAFTA ÖNCE KESMELİSİNİZ. Bu ilaçlar kesilmediği takdirde ameliyatta pıhtılaşma sistemi görevini yapamaz ve kanamalar durmayabilir. Gerektiğinde doktorunuz bunların yerine ameliyat sürecindede kullanacağınız düşük molekül ağırlıklı heparinleri başlayacaktır. Ameliyat öncesi kullandığınız diğer ilaçlar konusunda mutlaka doktorunuzu bilgilendirin.

 

SOLUNUM EGZERSİZLERİ  YAPIN  Akciğerlerinizin iyi çalışması ameliyat sonrası iyileşmeniz için çok ama çok önemlidir. Ameliyat sonrası dönemde sizden derin nefesler alarak akciğerlerinizi açmanızı isteyeceğiz. Bu egzersizlere ameliyata bir hafta kala başlamanız yararlı olacaktır. Çoğu medikal marketlerde bulabileceğiniz triflu (üç top) ile sık sık çalışmalısınız. Alete üflemek şeklinde değil, içinize derin nefes çekerek üç topu da hareket ettirmelisiniz.

 

SİGARA İÇMEYİN: Sigarayı mümkünse ameliyattan iki ay önce bırakmanız çok yararlıdır. Yeni bir hayata başladığınız bu dönemde fazla kilolarınızla birlikte sigarayıda hayatınızdan çıkarmalısınız.

 

KALABALIK KAPALI MEKANLARDAN UZAK DURUN: Ameliyata yakın dönemde gelişecek bir gribal enfeksiyon bile ameliyatınızın ertelenmesine sebep olabilir.

 

AMELİYAT ÖNCESİ KARIN BÖLGENİZİ TRAŞ ETMEYİN: Jiletle yapılacak traş enfeksiyon riskini arttırır. Gerekli traşınız hastanede traş makinası ile yapılacaktır.

 

AMELİYATTAN BİR GÜN ÖNCE BOL SU İÇİN, SIVI ALIN.

 

AMELİYAT ÖNCESİ SON GECE SAAT 23.00 DEN SONRA HİÇBİRŞEY YEMEYİN VE İÇMEYİN: Ameliyat sırasında midenizin boş olması anestezi riskleri açısından çok önemlidir. Bu uyarıya kesinlikle uymalısınız.

 

AMELİYAT SABAHI ERKENDEN HASTANEDE OLUN

 

AMELİYATTAN 30 DK ÖNCE MUTLAKA TUVALETE GİDİN VE İDRARINIZI YAPIN:

 

AMELİYAT SONRASI FAZLA SAYIDA ZİYARETÇİ KABUL ETMEYİN:

Ziyaretçiler hem sizi yoracak hem de enfeksiyon riskini arttıracaktır.

Obezite cerrahisi nedir?

Obezite cerrahisi obezite hastalığının cerrahi yöntemler ile tedavi edilmesidir.  Günümüzde obezite ve obeziteye eşlik eden hastalıkların tedavisi amacı ile birçok cerrahi yöntem tarif edilmiş ve kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin hemen hemen tamamı laparoskopik cerrahi ile gerçekleştirilmektedir. Laparoskopik cerrahi; karın boşluğu açılmadan, karın duvarına trokar denilen 5  - 15 mm çapa kadar değişiklik gösteren çapta, sayıları 4 - 6 arasında değişen kanüller yerleştirilerek, bu kanüller yardımı ile karın içine iletilen laparoskopik cerrahi için özel üretilmiş cerrahi aletler ile gerçekleştirilen cerrahi yöntemidir. Laparoskopik cerrahi ameliyat sonrasında hızlı iyileşme, daha az ağrı duyma ve daha hızlı iş ve gücüne dönme gibi yararlar sağlamaktadır.

Obezite Ameliyatları